Kablosuz Ağlar, Kablosuz İletişim

Wireless Hub and Laptops

Modern kablosuz iletişim, Heinrich Rudolph Hertz’in radyo dalgası olarak bilinen elektro manyetik dalgaları keşfetmesiyle 1800’lü yılların sonunda başlar. Guglielmo Marconi bu tip dalgaların mesaj iletebilceğini önerdi ve 1885 yılında ise kablosuz telgrafı tanıttı. 1901 yılında ilk defa Atlantik okyanusunun karşısına kablosuz telgraf çekmeyi başardı.

İlk kablosuz ortamda sesin taşınabilmesi 1900 yılında geçekleşti. 1920 yılında tüm radyo iletişim endüstrisi işlemlerini radyo telgraf ve radyo telefon teknolojilerini kullanarak yaptılar.

1940’lı yıllarda yapılan gelişmiş radar sistemiyle kısa dalga boyları kullanılarak radyo mesajların taşınması gerçekleşti. Dalga boyu küçük olan bu dalgalar günümüzde mikrodalga olarak bilinmektedir. Mikrodalga daha çok bilgiyi daha büyük hızla ve daha güvenilir taşımayı mümkün kıldı. Hemen arkasından izleyen “Spread spectrum” teknolojisi ise daha güvenli veri taşımayı sağladı.

1950’li yıllarda radyo tabanlı “paging system” tanıtıldı. Bu sistem radyo teknolojisini kullanarak kıtalar arasında ses ve telgraf mesajlarını alma/verme işlemini başardı.

Kablosuz teknoloji gelişimini 1983 yılında hücresel telefonların çıkmasıyla sürdürdü. 1990’lı yılların öncesinde birçok satıcı kablosuz ağ teknolojilerini kullanarak gruplar halindeki bilgisayarları birbirlerine bağlamayı sağlayan bir sistem önerdi. “IEEE” standarlarının ortaya çıkması ve kablosuz internet teknolojilerinin hızlı gelişimi ağ tasarımcılarını kabolosuz çözümler için cesaretlendirdi.

İnsanlık tarihinde her yeni teknolojinin gelişimiyle beraber, kişilerin yaşama şekillerini değiştiren boyutlarda ilerlemeler kaydedildi. Bugüne baktığımız zaman ise, kablosuz iletişim teknolojilerinin yeni bir dönüm noktası olacağını gözlemlemek olasıdır. Kablosuz iletişim teknolojileri, geniş perspektiften bakıldığında, kişilere sınırsız özgürlük tanıyacak, kurumların ise çok daha etkin çalışmalarını sağlayacaktır.

Kablosuz iletişim teknolojisi, en basit tanımıyla, noktadan noktaya veya bir ağ yapısı şeklinde bağlantı sağlayan, bir teknolojidir. Diğer bir ifadeyle Radyo frekans (RF) teknolojisini kullanan WLAN ile, veri iletimi/alımı havadan, duvarlar arasından geçerek sınır tanımayan bir iletişimdir. Bu açıdan bakıldığında, kablosuz iletişim teknolojisi, günümüzde yaygın olarak kullanılan kablolu veya fiber optik iletişim yapılarıyla benzerlik göstermektedir. Kablosuz iletişim teknolojisini diğerlerinden ayıran nokta ise; iletim ortamı olarak havayı kullanmasıdır. Metal kablolar, elektrik akımını iletirken kablosuz ve optik iletim sistemleri belli frekanstan elektro-manyetik dalga iletmektedir.

Kablosuz iletişim sadece hareketli kullanıcıların erişimini arttırmakla kalmayıp aynı zamanda durağan ofis ve ev cihazlarının kablolama giderlerini de düşürmektedir. Bundan on yıl öncesinde kablosuz yerel ağlar özel amaçlar için atanmış ve kabul edilebilirliği daha azdı. IEEE 802.11 , HiperLAN2 ve HomeRF gibi standartlaşmaların sağlanmasından sonra , kablosuz yerel ağlar gelişmiş ağlarda ve ev bilgisayarlarında yaygın olarak kabul görmeye başlamıştır.

Kablosuz ağlar nasıl çalışır ?

Kablosuz ağlar, bir noktadan diğerine iletişim kurmak için elektromanyetik dalgaları kullanır. Farklı frekanslardaki radyo dalgaları kullanılarak, aynı ortamda, aynı zamanda birden çok Kablosuz Yerel Alan Ağı cihazı birbirleri ile iletişim kurabilir.

Kablosuz LAN lar havadan aygıtlar arasında radyo sinyalleri göndererek çalışır. Sinyaller 300 metreye kadar (1000 fit) gönderilebilir ve metal olmayan duvarlardan ve engellerden geçebilir. Dizüstü bilgisayarlar, masaüstü bilgisayarlar ve sunucular PCMCIA kart’ı ile veya kablosuz sinyalleri alıp iletebilen plug in kartlar ile kablosuz yerel ağ’a bağlanırlar.

WLAN dolaysız olarak aygıt-tan-aygıt’a haberleşmeyi destekleyebilmektedir.

Daha yaygın olarak, WLAN( kablosuz yerel ağ )ile kablolu yerel ağ arasında köprü olarak görev yapacak bir Erişim Noktası’na ( Access Point-AP) gereksinim duyar.

Tipik bir Kablosuz Yerel Alan Ağı konfigürasyonunda Erişim Noktası ( Access Point – AP ) denen bir cihaz vardır. Bu cihaz klasik bir kablo bağlantısı ile kablolu ağa bağlanır ve diğer terminallerden gelen kablosuz verileri işleyerek kablolu sisteme gönderir. Bu hali ile kablosuz ağı, kablolu ağa bağlama görevini yapar.

kablosuz2
Bir portatif bilgisayarın Access Point (AP) ile kablolu sisteme bağlanması

Son kullancılar Kablosuz Yerel Alan Ağ’a, Kablosuz Yerel Alan Ağı bağdaştırıcıları ( adapter ) dediğimiz ve PC kartları ( PCMCIA ) şeklinde hazırlanmış birimler ile erişirler. Bu kartlar masa üstü bilgisayarlara, portatif bilgisayarlara ya da el terminallerine monte edilerek kullanılır.İlgili birimlerin ağ işletim sistemleri( AİS) ile radyo dalgaları arasında bir arayüz oluştururlar ve AİS’ lerden bağımsızdırlar.

Dışarıdan ev veya ofislere Internet servisi için bağlanırken Ulaşım Noktası ancak yeterli yakınlıkta (100 yarda) olunması durumunda servis elde edilebilir. Sıklıkla direk anten ev veya ofisin dışına kurulur ve iç ulaşım noktasına yönlendirilir.

Anten içeride ise kullanıcılar tercihlerini kablolu ya da kablosuz istemciler olarak belirleyebilir.

Neden Kablosuz ağlar ?

İşletmelerde, iletişim ağlarına olan güvenin, internetteki ve bilgi servislerindeki nitelik yükselişi sonucunda arttığı, ayrıca verilerin ve kaynakların verimli paylaşımının büyük faydalar sağladığı görülmüştür. Kablosuz ağlar sayesinde kullanıcılar, herhangi fiziksel bir bağlantıya bağımlı kalmaksızın veriyi paylaşabilmektedir. Ayrıca ağ yöneticileri, kabloları döşemek ya da taşımaksızın ağlarını kurup genişletebilirler.

Kablosuz ağlar, geleneksel kablolu ağlara göre aşağıda sıralanan verimlilik, rahatlık ve maliyet avantajlarını sunarlar :

  • Hareketlilik: K-LAN sistemleri, normal kablolu ağ kullanıcılarına, evde ya da işte gerçek zamanlı veriye istedikleri yerden ulaşabilme imkanı verir.
  • Kurulum Hızı ve Basitliği: Bir K-LAN sisteminin kuruluşu oldukça basit ve hızlı bir şekilde yapılabilir. Ayrıca, döşemeler ve duvarlar içinden kablo çekme zorunluluğunu ortadan kaldırır.
  • Kurulum Esnekliği: Bazı durumlarda mekanların yapısı ya da coğrafi yapı kablo döşemeye elverişli olmayabilir. İlgili yerdeki (PTT, Telekom ya da özel iletişim hizmet şirketleri tarafından sağlanan ) kablolama altyapısı uygun ya da yeterli olmayabilir. Kablosuz teknolojiye sahip ağlar, kablolu ağların gidemeyeceği – kurulamayacağı her yere kurulabilir.
  • Sahip Olma Maliyetinin Düşmesi: Bir K-LAN kurulumu için yapılacak başlangıç yatırımının maliyeti, kablolu LAN’ dan daha fazla olabilir. Ancak, araştırmalar göstermiştir ki, K-LAN’ların toplam kurulum ve işletme maliyetleri belirgin derecede daha az olmaktadır. Özellikle sık haraket eden organizasyonlarda ve değişen dinamik ortamlarda, uzun süreli maliyet faydaları çok daha fazla olmaktadır.
  • Ölçeklenebilirlik: Kablosuz yerel ağ sistemleri, özel uygulamaların ve kurulumların çeşitliliğine göre kolayca konfigüre edilebilir. Konfigürasyonlar, birkaç kullanıcının birbirine bağlandığı küçük ağlardan, binlerce kullanıcının olduğu, geniş bir alanı kapsayan büyük ağlara kadar kolayca değiştirilebilir.

Kablosuz Yerel Alan Ağ Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Mesafe ve Kaplama Alanı

Radyo dalgaları ile iletişimde, özellikle kapalı mekanlarda, mesafe parametresi büyük oranda tasarım (vericinin gücü ve alıcının tasarımı) ve dalgaların yayılma yolları ile ilgilidir. Kapalı mekanlarda bulunabilecek nesnelerin (duvarlar, metaller ve hatta insan bedeni) biribirleri ile etkileşimi, enerjinin nasıl yayılacağını etkiler. Kablosuz Yerel Alan Ağlarda kullanılan radyo dalgaları, bu objelerin içinden geçebilmesine rağmen, bu nesnelerin sayısı ve karmaşıklığı, iletişim cihazlarının etki alanını düşürebilir. Kullanılan pek çok Kablosuz Yerel Alan Ağ sisteminde bu mesafe 90 metre civarındadır. Ancak yukarıda da bahsedildiği gibi bu mesafe roaming ve mikro hücreleme teknikleri ile genişletilebilir.

İletişim Hızı

Kablosuz Yerel Alan Ağ sistemlerde iletişim hızı, kullanıcı sayısı, ortamın yoğunluğu, RF dalgaların izlediği yol gibi pek çok faktöre bağlıdır. Günümüzdeki pek çok K-LAN sisteminde ortlama iletişim hızı, 11 Mbps civarındadır. Ancak bu şartlara göre 2Mbps e kadar düşmektedir. Ortalamada pek çok ofis uygulamasında etkin sonuç verebilecek olan bu hızı, 56Kbps lik bir modem ile karşılaştırdığınızda 35 kez daha hızlı olduğunu görürüz.

Tutarlılık ve Güvenilirlik

Kablosuz veri teknolojileri uzun zamandır ticari ve askeri amaçla kullanıldığından, oldukça sağlam bir tasarım ile gerçekleştirilmiştir. Askeri kullanımdan gelen güvenlikli tasarım ve iletişim mesafelerinin kısalığı nedeni ile sinyallerin dar bir alanda iletilmesi, klasik mobil telefonlardan çok daha güvenli ve kararlı olmalarını sağlamaktadır. Veri güvenliği yapısı, çoğu zaman kablolu ağlar ile aynı ve hatta daha iyi performans göstermektedir.

Mevcut Ağ Yapıları ile Uyumluluk

Pek çok Kablosuz Yerel Alan Ağ üreticisi, Kablosuz Yerel Alan Ağ’ların mevcut endüstri standardı bağlantılarını destekler. İlgili yazılım ve sürücüler ile pekçok Ağ İşletim Sistemine uyumlu bir şekilde çalışabilirler.

Diğer Kablosuz LAN Cihazları ile Ortak Çalışabilme

Kablosuz Yerel Alan Ağ cihazlarının, tüm diğer Kablosuz Yerel Alan Ağ cihazları ile uyumlu bir şekilde çalışamayabileceğini bilmelisiniz. Gerek RF iletişim teknolojisi açısından, gerekse kullandıkları frekans aralığı açısından aralarında uyumsuzluk olabilir. Yine de günümüzde, değişik üreticiler tarafından üretilmiş ama aynı teknolojiyi ve frekansı kullanan ve biribirleri ile ortak çalışabilen Kablosuz Yerel Alan Ağ ‘lar mevcuttur.

Girişim ve Birarada çalışma

Radyo frekans ( RF ) tabanlı Kablosuz LAN’ların lisanssız olmasından kaynaklanan sebeplerden dolayı aynı frekans bandını paylaşan diğer cihazlar ile girişim yapması normaldir. Ortamdaki mikrodalga fırınlar, diğer Kablosuz Yerel Alan Ağ sistemleri, Bluetooth sistemleri, v.b kaynaklar, sizin K-LAN sisteminiz ile etkileşimde bulunabilir. Ancak günümüzde pek çok üretici bu sorunları hesaba katarak üretim yapmaktadır. Gerçek uygulamalar pek çok yerde kuruludur ve güven ile çalışmaktadırlar.

Lisanslama Konuları

Kablosuz Yerel Alan Ağ cihazları, kullandıkları radyo frekansı açısından, Amerika, Avrupa ve ülkemizde lisansız kullanıma giren band aralığını kullanmaktadır. ISM bandı denilen bu band, dünyada endüstri, tıp ve bilimsel amaçlar için ayrılmış ve lisans satın almayı gerektirmeyen bir banttır. Son kullanıcıyı bu açıdan etkilemez. İlgili hizmet firmaları, lisans işlemlerini kendi ülkelerindeki yetkili kurumlarda hallederler.

Basitlik ve Kolay Kullanım

Son kullanıcıların Kablosuz Yerel Alan Ağ kullanmak için çok az bir bilgiye ihtiyaçları olması gerekir. Çünkü Kablosuz Yerel Alan Ağ’ın doğasında, kullanılan ağ sistemleri, işletim sistemleri ve donanımlardan yalıtılmış bir durum vardır. Tıpkı kablolu LAN’larda olduğu gibi. Ayrıca pek çok, bakım, izleme ve eniyileme ( diagnostik ) aracı ile K-LAN’ lar kolayca kurulup, yönetilebilir. Yine de bir Kablosuz Yerel Alan Ağ, bu araçlara çok gerek duyulmadan kolayca kurulup yönetilebilir olmalıdır. Yine network yöneticileri de bir Kablosuz Yerel Alan Ağ’ı kolayca kurup, yönetebilir durumda olacaklardır. Kurulu bir Kablosuz Yerel Alan Ağ çok az bir çalışma ile, kolayca bir yerden biryere taşınabilir.

Güvenlik

Kablosuz Yerel Alan Ağ teknolojileri, ilk başlarda askeri amaçlı olarak geliştirildikleri için pek çok kablolu LAN dan daha güvenli sayılabilir. Gerçektende sofistike güvenlik unsurları nedeni ile, Kablosuz Yerel Alan Ağ trafiğini uzaktan izlemek ve bunu çözmek oldukça zordur. Kullanılan sofistike kriptolama yöntemleri sayesinde bu iş başarılmaktadır.

Ölçeklenebilirlik

Kablosuz Yerel Alan Ağ’ lar tasarım olarak, çok basit ya da çok karmaşık olabilir. Kablosuz Yerel Alan Ağ’ lar yapıları itibarı ile rahatça, çok sayıda hücreyi ve Access Point’ler sayesinde büyük fiziksel alanları kaplayacak şekilde tasarlanabilir.

Hareketli (mobil) Uygulamalar İçin Batarya Ömrü

Kablosuz Yerel Alan Ağ üreticileri, Kablosuz Yerel Alan Ağ ekipmanlarının portatif bilgisayar ( notebook – laptop ) ya da el terminalleri gibi pil ile çalışan cihazlarda kullanımının sıklığını gözönünde tutarak, bağlı oldukları cihazın bataryasını en efektif şekilde kullanmasını sağlayacak teknikler geliştirmişlerdir. Bu sayede uzun batarya ömrü elde edilmiş ve hareketlilik kavramı daha gerçekci hale getirilmiştir.

Kablosuz Yerel Alan Ağ Standartları

IEEE- Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü

New York merkezli Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü ( Institute of Electrical and Electronics Engineers, IEEE), elektrik mühendisliği, elektronik,biomedikal, telekomünikasyon ve bilgisayar alanlarında teori ve uygulama geliştirmek amacıyla 1884’de kurulmuştur. IEEE, yaklaşık 175 ülkede 360 binin üzerinde elektrik, elektronik mühendisi ve bilim adamı üyesi ile dünyanın en geniş teknik profesyonel topluluğudur. IEEE’nin misyonu; elektro teknoloji ve ilgili bilimlerin gelişimi, bu teknolojilerin insan yararı için uygulanması ve üyelerinin mesleki anlamda ilerlemesi ve mutluluklarının sağlanmasıdır. IEEE desteklediği projeleri bir arşivde toplamakta ve elektronik ortamda üyelerin erişimine sunmaktadır. IEEE, elektrik mühendisliliği, bilgisayar ve kontrol teknolojileri alanında dünyadaki yayınların %30’nu hazırlamaktadır. Yaklaşık 900 standart geliştirilmiş olup 700 standart ise geliştirme aşamasındadır .IEEE 802 LAN/MAN standart komitesi 802.x adı altında bir seri standart yayınlamıştır. Orijinal 802.11 standardı Haziran 1997’de yayınlanmıştır .Bu standart 2.4 GHz bandında FHSS veya DSSS tekniklerinde 2 Mbps’e kadar veri iletişimi sağlanmaktadır. Bu ilk standarttın amacı var olan kablolu LAN’ların, kablosuz olarak genişlemesini gerçekleştirmektir .

1999 yılında IEEE 802.11b standardını duyurmuştur. Bu standart 2.4 GHz frekans bandında DSSS modülasyon tekniği kullanarak 11 Mbps’a kadar kablosuz iletişim imkanı sağlamaktadır. Yine aynı tarihte, 802.11a standardı da onaylanmıştır. Bu standart da 5 GHz frekans bandında OFDM modülasyon tekniği kullanarak 54 Mbps’e kadar veri iletişimi sağlamaktadır.

DSSS teknolojisini uygulamak OFDM teknolojisinden daha kolay olduğu için DSSS teknolojisini kullanan 802.11b ürünleri daha önce üretilerek 1999 yılının sonlarında pazarda görülmeye başlamıştır. Daha sonraları, 802.11b ürünleri Wi-Fi1 adıyla yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu yaygın kullanım 802.11b standardının WLAN standardı olarak anılmasına neden

olmuştur. 802.11b standardında çalışan WLAN ürünleri makul fiyatları ile oldukça yaygınlaşmıştır. Ancak DSSS teknolojisinin Bluetooth teknolojisi ile birlikte aynı ortamda çok iyi çalışmadığı ve enterferansa(telsiz haberlesmesinde cevresel faktorler, manyetik alan veya benzeri nedenle dalgalarin etkilenmesi sonucu gorusmenin etkilenmesi durumu)sebep olduğu bilinmektedir.

IEEE 802.11b standardı

WLAN standardları hazırlamak üzere IEEE 802 Executive Committee tarafından kurulan 802.11 Working Group 1-2 Mbps daha hızına sahip olan 8002.11 standardının gelecekteki ihtiyaçları karşılamak üzere bir uzantısı olarak 802.11b standardlarını hazırlamıştır. 802.11a ile aynı tarihlerde açıklanmasına rağmen 802.11b standardı üreticiler ve kullanıcılar arasında büyük kabul görmüştür. 802.11b standardı Wi-Fi(wireless fidelty-kablosuz bağlantı-) olarak adlandırılmış ve üzerinde Wi-Fi logosu bulunan ürünler marka bağımsız olarak birlikte uyumlu olarak çalışmaktadır. Halen PC endüstrisinde olduğu kadar ICT endüstrisinde de Wi-Fi ürünleri büyük ilgi görmektedir. 2001 yılının başlarında neredeyse sıfır olan 802.11b kullanıcılarının sayısı 2001 sonunda 15 milyona ulaşmıştır

802.11b standardında DSSS(direct sequence spread spectrum-doğrudan ardışlık dağılım spektrumu) tekniği kullanılmaktadır. 2.4 GHz bandında 2400-2483.5 MHz frekans aralığı kullanılarak 11 Mbps’e kadar veri iletişim hızlarına ulaşılmaktadır. Dizüstü ve masa üstü bilgisayarlarda kullanılan kablosuz bağlantıyı gerçekleştiren NIC kartı satışlarında olduğu gibi AP satışlarında da büyük artış görülmektedir. 802.11b standardı büyük bir başarı elde etmesine rağmen diğer sistemler tarafından yaratılan enterferansa maruz kalmaktadır. Çünkü aynı frekans bandı Bluetooth, HomeRF, mikrodalga fırınlar, kordonsuz telefonlar ve amatör telsizler tarafından da kullanılmaktadır.Enterferans veri iletişim hızının düşmesine ya da kesilmesine neden olmaktadır. Gelecekte sadece WLAN sistemlerine tahsis edilmiş frekans bantlarında çalışan, daha yüksek veri iletişim hızına, daha iyi servis kalitesine ve güvenliğine sahip sistemlerin 802.11b standardının yerini alması tahmin edilmektedir.

802.11a standardı

802.11a standardı, RF(radyo frekansı) teknolojisi olarak daha yeni ve gelişmiş bir teknoloji olan OFDM(orthogonal frequency division multiplexing) modülasyon tekniği kullanarak 5 GHz frekans bandında 54 Mbps veri iletişim hızı sağlamaktadır. Bu teknoloji 802.11b ile kıyaslandığında bir çok üstünlüğe sahiptir. Her iki standardın karşılaştırması aşağıda verilmiştir.

Daha yüksek veri iletişim hızı: 802.11b’de 11 Mbps olan veri iletişim hızı 802.11a’da 5 kat artırılarak 54 Mbps’e ulaşmaktadır. Akan resim (streaming video) uygulamaları gibi yüksek iletişim hızlarına ihtiyaç duyan sistemlerin yaygınlaşması 802.11a’nın önemini artırmıştır. Ayrıca bu özellik ile bir çok uygulama için kablosuz iletişim sistemlerinin uygun ve kullanılabilir olduğu görülmektedir.

Enterferans riski daha azdır: Diğer dağınık spektrum teknikleri gibi OFDM modülasyon tekniği de benzer sistemlerden gelen enterferansa karşı duyarlıdır. Ancak 802.11a’nın çalıştığı 5 GHz frekans bandı diğer sistemler tarafından daha az kullanılmaktadır. Bu nedenle enterferans riski 2.4 GHz bandına oranla daha düşüktür.

Yansımadan daha az etkilenir: RF sinyalleri vericiden alıcıya doğru giderken yol boyunca çarptıkları duvar, mobilya ve kapı gibi iletim ortamında bulunan fiziksel engellerden yansırlar. Yansıma oluşması durumunda alıcı cihaza hem havadan direk gelen RF sinyali hem de yansıyarak gecikmiş olarak gelen RF sinyali ulaşır. Bu iki sinyal birlerini etkileyerek iletişim kalitesinin düşmesine neden olurlar. OFDM tekniği bu yansıyan işaretlerin elemine edilmesinde daha başarılıdır.Dolayısıyla 802.11a standardı yansımalardan daha az etkilenir.

Kapasite büyüklüğü: 802.11a standardı daha büyük bir kapasiteyesahiptir. Çünkü 5 GHzbandında enterferans yapmayan 12 kanal(Avrupa da 19 kanal) WLAN sistemleri için tahsis edilmiştir. 2,4 GHz bandında ise yalnızca 3 kanal bulunmaktadır. Toplam bant genişliği açısından bakıldığında ise 5 GHz’de bulunan 200 MHz (Avrupa da 455 MHz) 2,4 GHz’deki 83,5 MHz’e göre oldukça yüksektir. Bu durum aynı yerel alana kurulacak sistem için 802.11a standardı ile aynı anda çok daha fazla bant genişliği kullanımının mümkün olduğunu göstermektedir. Bu nedenle 802.11a standardı yoğun nüfuslu alanlar için daha uygundur.

Ancak bütün bu avantajlarının yanında 802.11a standardının bazı dezavantajları da vardır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

Yüksek maliyet: Yüksek frekanslarda çalışan cihazların pahalı olması nedeniyle 802.11a standardı ürünlerin maliyeti yüksektir. Ancak üretimi arttıkça fiyatların düşmesi beklenmektedir. Benzer durum

802.11b standardı cihazlarda yaşanmıştır. Başlangıçta 400 ABD$ civarında olan NIC’ler bugünlerde 50 ABD$ civarındadır. Fiyatların daha da düşmesi beklenmektedir.

Mesafesi kısıtlılığı: RF teknolojisinde iletişim mesafesi çıkış gücü, frekans, anten kazancı ve benzeri birçok parametreye bağlı olarak değişmektedir. Diğer parametreler sabit kalmak kaydıyla sadece frekansın yükseltilmesi iletişim mesafesini kısaltmaktadır. Bu nedenle daha yüksek frekans kullanılan 802.11a standardında iletişim mesafesi düşmektedir. 802.11b standardı için 100 m olarak belirtilen iletişim mesafesi 802.11a standardında 75 m olmaktadır.

Sınırlı ürün desteği: 802.11a standardı ürünler henüz sınırlı miktarda bulunmaktadır. 802.11b standardı ürünler ve Erişim Alanları oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. 802.11a standardı ürünler ve özellikle Erişim Alanları bu düzeyde yaygın değildir.

Frekans farklılığı : İki sistemin farklı frekans bantlarında çalışması önemli sorunlar yaratmaktadır. Çünkü 802.11b standardı NIC(network interface card) kartı bulunan bir cihaz ile 802.11a standardında çalışan AP(Access point:erişim noktası, birden fazla bilgisayarı kablosuz olarak bir birine bağlayan veya İnternet bağlantılarını sağlayan aygıt.) arasında erişim sağlamak teknik olarak imkansızdır. Aynı şekilde farklı standarda sahip cihazlar arasında cihazdan-cihaza yöntemiyle bir ağ oluşturmak imkansızdır. Ancak iki farklı AP kullanılarak 802.11a ve 802.11b standardı cihazlar arasında iletişim kurulabilir ve aynı ağ içinde yer alabilirler.

Otomatik Güç Kontrolü (TPC) özelliği : 802.11a standardı, enterferans yaratmamak geliştirilen Otomatik Güç Kontrolü (Transmit Power Control- TPC) özelliğine sahip değildir. TPC tekniği, kablosuz olarak gerçekleştirilen bir bağlantının bunu sürdürmek için gerekli olan en düşük gücün kullanılmasıdır. TPC’nin mobil kullanıcıya faydası batarya gücünün korunması ve kullanım süresinin arttırılmasıdır. Spektrum açısından ise frekans kirliliğini önlediği için çok daha gerekli

ve önemlidir. Birlikte çalışan sistemlerin sayısı TPC kullanılarak iki kat veya daha fazla artırılabilir. Mevcut IEEE 802.11x standardlarında TPC özelliğinin bulunmaması gelişmekte olan WLAN pazarı için büyük bir engellidir. Çünkü hem aynı fiziksel ortamdaki kullanıcı sayısını sınırlandırmakta hem de enterferans riskini artırmaktadır. TPC kullanılmaması durumunda 5 GHz bandındaki gürültünün artması sonucu uydu ve radar sistemlerinin etkilenme olasılığı yüksektir. Bu enterferansın belirli bir seviyeye ulaşması halinde WLAN kullanımı yasal olarak sınırlandırılabilir veya durdurulabilir.

Dinamik Frekans Seçimi (DFS) özelliği : 802.11a standardı, enterferans yaratmamak için geliştirilen Dinamik Frekans Seçimi (Dynamic frequency Selection- DFS) özelliğine de sahip değildir. Aynı bandı kullanan radar ve diğer sistemler nedeniyle DFS özelliği bir cihazın frekans kanalında gönderme yapmadan önce başka sistem tarafından kullanıp kullanmadığının kontrol edilmesidir. Eğer kanalın kullanıldığı algılanırsa otomatik olarak başka bir kanala geçilir. Bu kontrol çalışılan frekans bandında uygun bir kanal bulununcaya kadar devam eder. Bu özellik aynı anda çalışan sistemler için uygun kanalların azami düzeyde kullanımını ve başta radarlar olmak üzere diğer sistemlerin korunmasını sağlar. Mevcut düzenlemeler göre Avrupa ülkelerinde TPC ve DFS özelliği bulunmayan cihazların kullanımına izin verilmemekte veya daha düşük çıkış güçleri (40-60 mW) ile izin verilmektedir. Bu nedenle 802.11a standardı cihazların kullanımının sadece Amerika ile sınırlı kalması muhtemeldir. TPC ve DFS özellikleri ITU tarafından geliştirilmiştir ve uluslararası önlem olarak tüm ülkeler tarafından kabul edilmesi beklenmektedir. Bu nedenle TPC ve DFS özelliklerinden yoksun olan 802.11a standardı yerini bu özellikler sahip olan 802.11h standardına bırakacak gibi görünmektedir.

IEEE 802.11g

802.11g standardı temel olarak 802.11b standardının bir uzantısıdır. Bu standart ile birlikte veri iletim hızı 2 kat artarak saniyede 22Mbit’e ulaşmaktadır. Böylelikle video uygulamaları da dahil olmak üzere, bir çok multimedya uygulaması desteklenebilir hale gelmektedir. Bu standardın 802.11b ile uyum konusunda belli noktalarda yetersiz kalmasından dolayı henüz çok fazla uygulaması ve destekleyen ürünler görülmemektedir. Bu standardın kullanıma girmesiyle birlikte erişim noktalarında ve alıcılarda belli fiziksel değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerekecektir.

Standart Açıklama
IEEE 802.11 Orijinal WLAN standardı. 1-2 Mbps veri oranlarını  destekler.
IEEE 802.11a 5 GHz bandında çalışan yüksek hızlı WLAN standardı. 54 Mbps’i desteklemektedir.
IEEE 802.11b Şu an yaygın olan WLAN standardı. 11 Mbps’i desteklemektedir.
HiperLAN2 802.11a’nın Avrupalı rakibidir. 5 GHz bandında 54 Mbps’i desteklemektedir.
IEEE 802.1X IEEE ağları için güvenlik çerçeve standardı.
IEEE 802.11g 2.4 GHz’de 20+ Mbps’i desteklemektedir.
IEEE 802.11i IEEE 802.1X ile kombine güvenlik özellikleri sunmaktadır.
IEEE 802.11e IEEE WLAN yapıları için QoS mekanizmaları tanımı.
IEEE 802.11f AP’ler arasında haberleşme protokolü.(Inter Acess Point Protocol, IAPP) Çalışma devam ediyor.
IEEE 802.11h IEEE 802.11a için kanal seçimi ve iletim gücü yönetimi tanımları. Çalışma devam ediyor.
WISPR (Wireless ISP Roaming) Kablosuz Ethernet Uyumluluğu Topluluğu tarafından geliştirilen, kablosuz kamusal ağlar arasında dolaşım için tavsiyeler bütünü. Çalışma devam ediyor.

İlginize Çekebilir

Ağ İletişim Protokolleri

TCP /IP ve ARM işlemci 1 – TCP / IP nedir İnternet’in çalışmasını sağlayan protokoller …