1. Servis Kalitesi'ne İlk Adım

Servis Kalitesi (QoS – Quality of Service) bir kullanıcının ya da uygulamanın ağdan aldığı genel servis deneyimini tanımlamak için kullanılan geniş kapsamlı bir ifadedir. QoS'in içinde teknoloji, mimari ve protokollerin geniş bir yelpazesi bulunmaktadır. Ağ işletmecilerinin ağda uçtan-uca QoS sağlayabilmeleri için, ağ bileşenlerinin ağ üzerinden geçen veri akışına istikrarlı bir şekilde müdahalede bulunmasını sağlamaları gereklidir. Böylece mevcut müşterilerin firmada kalması sağlanabilecektir. Qos; değişik tiplerdeki tanımlanan paketlere farklı öncelikler vererek ses gibi kritik datalara öncelik verir.

QoS (Quality of Service - Service Kalitesi) - İnternet erişim ürünleri birçok farklı servisin, kişinin internete ulaşımını sağlarlarken, bu servisler veya kişiler arasında öncelik/önemlilik açısından değerlendirme yapmazlar. Ancak eğer internet erişim cihazınızda QoS özelliği bulunuyorsa istediğiniz servisi veya kişiyi önceliklendirebilir veya önem sırasını belirleyebilirsiniz. QoS, yalnızca üstün çaba bağlanabilirliğini kullanmak yerine bir ağ bağlantısı üzerinden çalışan bir trafik veya program türüne öncelik veren çeşitli tekniklere karşılık gelir.Kısaca; ağ üzerindeki uygulamaları önceliklendirerek zaman kaybını azaltmayı hedefleyen bir ağ servisidir.

Örneğin, üzerinde VoIP portu bulunan bir ADSL modem ile internete erişim sağladığınızı düşünelim. Bu durumda cihazınızda QoS yoksa internet trafiğiniz arttığında VoIP (ses) kaliteniz düşecektir.

1.1 VOIP

VoIP, 'V'oice 'o'ver 'I'nternet 'P'rotokol (Internet üzerinden ses) açilimina karsilik gelmektedir. VoIP, ses’i (genellikle insan sesi) IP paketleri halinde internet üzerinden tasimaktir.

Yillar önce, uzak bir noktaya digital formda sinyal gönderme kesfedildi. Sinyal yollanmadan önce dijital formata ADC (analog to digital converter – analog’dan dijital’e dönüstürücü) ile ile çevrilmekte ve karsi tarafa yollanmakta, karsi taraf sinyali aldiginda tekrar analog formata çevirmek için DAC (Digital to analog converter – dijital’den analog’a dönüstürücü) kullanilmaktadir. VoIP’de bu sekilde çalismaktadir, dijital formattaki ses, veri paketleri olarak karsiya yollanmakta ve karsi tarafta tekrar dijital ses haline dönüstürülmektedir. Dijital format daha iyi kontrol edilebilmektedir: Sikistirabiliriz, yönlendirebiliriz, daha iyi bir formata çevirebiliriz ve daha fazlasi. Zaten bilindigi gibi dijital sinyalin gürültü toleransi, analog’a göre daha fazladir. (Örnek: GSM) TCP/IP aglarinda, IP paketleri iletisim kontrolü için header ve veri transferi için payload kisimlarini içerir. VoIP bunlari agda ilerleyebilmek için ve hedefe ulasmak için kullanir.

VoIP iletisimi için; Öncelikle analog sinyali dijital sinyale (bits) çevirmek için ADC gereklidir. Ve bu dijital bit’lerin iletisim için iyi bir formatla sikistirilmis olmasi olmasi gerekmektedir. Bunun için ileride görecegimiz birkaç protokol vardir. Simdi bu ses paketlerini gerçek zamanli protokol ile veri paketlerine ilistirmemiz gerekmektedir. (genellikle IP üzerinde UDP, onunda üzerinde RTP) Karsi tarafi aramak için sinyallesme protokolüne ihtiyacimiz var. Bunu ITU-T H.323 yapacaktir.

Karsi tarafa ulasan paketlerin tekrar açilmasi,verilerin düzenlenmesi, analog ses sinyaline çevrilmesi ve son olarak ses kartina veya telefona yollanmasi gerekmektedir. Bütün bu islemlerin gerçek zamanli olarak gerçeklesmesi gerekmektedir. Çünkü çok geriden gelen paketlerin beklenmesi gibi bir seçenek yoktur.

Analog’dan Dijital’e Dönüstürmek işlemi; donanim ile, genellikle kartlar üzerinde ADC ile gerçeklestirilir. Günümüzde bütün ses kartlari 16 bit–22050 Hz dönüsüme destek vermektedir (Örnekleme için Nyquist kuralina göre 44100 Hz’e ihtiyaç duyulur). Gerekli bant genisligi ise;

2 Byte*44100 (sn. ‘deki örnekleme) = 88200 byte/sn , stereo için176.4 kbyte/sn. VoIP’de ses yollamak için 176 Kbyte gibi bir bant genişligine ihtiyacımız olmaz. Bazı kodlama seçenekleri ile bunu düsürmekteyiz.

VoIP ile elde edilen sesin kalitesi 2 bileşene bağlıdır. Ses sıkıştırması için seçilen algoritma ve sesin taşındığı WAN ortamının sağladığı QoS (Servis Kalitesi) özellikleri.

Şekil 1 : VOIP İçin QoS

1.2 QoS desteğinin ses kalitesi üzerindeki etkisi

QoS olarak isimlendirilen WAN altyapısının sağladığı servis kalitesi, iki uzak nokta arasındaki iletişimde elde edilen ses kalitesini gösteriyor. Altyapının sesin taşınması için gerekli QoS değerlerini sağlamaması durumunda iyi bir ses kalitesi elde edilemiyor. Data iletişimi için tasarlanan WAN altyapıları, sesin kaliteli bir şekilde iletilebilmesi için birçok QoS hizmetini sağlıyor. Garanti edlmiş bant genişliği (reserved bandwith), belli limiti aşamayan gecikme (guaranteed maximum delay), sınırlı gecikme süresi farkı (jitter), sıfır paket kaybı bunlardan birkaçı. Örneğin internet’in WEB ve E-Mail için tasarlanmış olması, Internet üzerinden kaliteli telefon konuşması yapılmasını engelliyor. Yakın bir gelecekte Internet’in de ses ve görüntüyü destekleyeceğini biliyoruz. Ancak o zamana kadar VoIP yapacak firmalar kendi QoS destekli WAN altyapılarını kurmak zorundalar. Böyle bir altyapının en önemli bileşeni, ses ve görüntü destekli routerlar. Elbette bu cihazların yukarıda sayılan QoS hizmetlerini sağlaması için WAN altyapısı planlanarak buna uygun konfigürasyonların uygulanması gerekiyor. Ses ve görüntü için gerekli altyapının oluşturulması günümüzde başlı başına bir mühendislik konusu haline gelmiş durumda.

2. GÖREVLERİ

- RSVP Servis Kalitesi’nin kontrolünde,
- Data, Ses ve Görüntü paketleri için minimum gecikmenin sağlanması,
- Data, Ses ve Görüntü için en uygun Dynamic Band Genişliği ortamının sunulması (bandı hangisi/hangileri kullanıyorsa ona/onlara rezerve etme),
- Ses ve Görüntü paketlerine diğer veri paketleri arasında öncelik tanınması,
- Dynamic Fragmentation/Segmentation (gerektiği zaman büyük veri paketlerinin parçalanıp, aralarına önceliği olan ses paketlerin yerleştirilebilmesi ve bunun gelen veri paket büyüklüğünden bağımsız olarak gerektiği zamanlarda yapılabilmesi)
- Backbone’da oluşacak (F/R, Lease Line) tıkanma’ları önceden kestirebilmesi ve önleminin alınabilmesi.

ISP’lerin sunduğu yani INTERNET ortamına erişimi sağlayan IP network’leri için yukarıda adı geçen QoS maddelerinin çoğunun sağlanması şimdilik mümkün gözükmemektedir. RSVP (Resource Reservation Protocol) gibi bazı lokal çözümler üretilebilmekle birlikte, INTERNET üzerindeki tüm router’lar bunu desteklemediği sürece RSVP uygun bir çözüm olamayacaktır. Ayrıca tıkanmayı (congestion) önleme ve Fragmentation gibi çözümler şimdilik sadece Frame Relay teknolojisi ile sağlanabilmektedir.

Şekil 2 : QoS Mimarisi ve Arayüzü

3. QOS NEDEN ÖNEMLİDİR?

Günümüzde çok çeşitli ağ trafiği bulunmakta, ve her trafik türünün kendine özgü bantgenişliği, gecikme, kayıp ve kesintisiz çalışma özellikleri bulunmaktadır. Internet'in kat ettiği inanılmaz büyüme ile günümüzde çoğu ağ trafiği IP-temelli olmuştur. Tek bir uçtan-uca iletim protokolü, ağ ekipmanlarının bakımının daha az karmaşık olması ve daha düşük işletme maliyetleri açısından oldukça faydalıdır. Ancak bu faydaların yanında, IP'nin bağlantısız bir protokol olduğunu da göz ardı etmemek gerekir, örneğin IP paketleri ağ üzerinde hareket ederken önceden belirlenen bir yol izlemezler. Bu da ağ üzerindeki servis kalitesinin önceden tahmin edilememesine yol açmaktadır.

IP protokolü ilk tasarlanırken bir paketin varış noktasına güvenle ulaşmasını sağlamak amacı hedeflenmiş, ancak o noktaya giderken geçen zaman göz önüne alınmamıştı. Şimdiki IP ağları farklı türlerde uygulamaları da desteklemek zorunluluğundadır. Bu uygulamaların büyük çoğunluğu ise düşük gecikme gerektirir. Aksi takdirde, uç kullanıcı ciddi ölçüde etkilenebilir ya da uygulama tamamen çalışmaz duruma gelir.

Bir ses uygulamasını göz önüne alalım. Ses uygulamaları kamusal ses ağları üzerinde son derece sınırlı kalıpları olan TDM (Time Division Multiplexing – Zaman Bölünmeli Çoğullama) teknolojisi ile taşınır. Ses trafiği TDM ağları üzerinde sabit ancak çok küçük bir gecikme yaşarken aşağı yukarı hiç kayba uğramaz. Ses uygulamaları da doğru işleyebilmek için bu tür kalıplara ihtiyaç duyarlar. Ses uygulamalarının kullanıcıların beklentilerini karşılamak için aynı seviyede "TDM ses" kalitesine gereksinimleri vardır.

Herhangi bir "TDM ses" uygulamasını alalım ve onu bir IP ağı üzerine taşıyalım. IP ağlarında ses paketleri önceden tahmin edilemeyen ve değişik seviyelerde gecikmeler yaşayabileceği gibi ağ tıkanıklıkları olduğu zaman paketler atılabilmektedir. Görüldüğü üzere, IP ağları ses uygulamalarının gereksinim duyduğu yapıya sahip değildir. IP ağlarına QoS teknikleri uygulanarak kabul edilebilir, istikrarlı ve önceden tahmin edilebilir ses kalitesi olan VoIP desteği sağlanabilir.

4. QOS AYARLARI

4.1 Windows2000-Xp Ağ Optimizasyonu : Windows

QoS Paket Zamanlayıcısı hizmetini standart olarak yükler ve etkinleştirir. QoS (Quality Of Service), yavaş bağlantılar üzerinden gerçeklestirilen ağ trafiğini optimize etmek için tanımlanmış bir grup teknolojiden ibaret. Ancak QoS paket zamanlayıcısı, 100 MBit'lik donanımlara sahip yerel ağlar için kesinlikle gerekli değildir.

Bu hizmeti devre dışı bırakmak için Baslat Menüsü’ndeki Tüm Programlar I Donatılar I iletişim yolunu izleyerek ağ bağlantılarınızı görüntüleyin. Takip eden penceredeki Yerel Ağ Bağlantısı simgesine sağ tuşla tıklayın ve kısayol menüsündeki Özellikler komutunu çalıştırın.

Ekrana gelen penceredeki Genel sekmesinde bulunan QoS Paket Zamanlayıcısı hizmetindeki işareti kaldırın. Ancak internet bağlantınızın özelliklerindeki bu hizmetin etkin kalması gerekiyor, çünkü QoS Paket Zamanlayıcısı, internet bağlantı hızınıza olumlu yönde etki edebilir.

Şekil 3 : QoS Paket Zamanlayıcısı Ayarları

4.2 Servis Kalitesi Ayarları

Video konferansta görüntü ve ses kalitesindeki en önemli unsur, servis kalitesi ayarlarıdır. Veri iletişimi sırasında servis kalitesi (QoS) ayarları çok kritik değildir, paket kayıpları ve gecikmeler tolere edilir. Bu durumda kullanıcı yalnızca sistemin yavaşladığını görür. Ancak video konferansta geciken paketler veya tekrar gönderilen paket hiç bir işe yaramayacaktır. Çünkü 1 saniye önceki görüntünün gösterilmesi mümkün değildir. Bu nedenle video konferans için kullanılan altyapı da, video konferansın gereksinim duyduğu servis kalitesi değerlerini (gecikme, paket kaybı, rezerve bant genişliği) tam olarak sağlamalıdır. ISDN ve bina içi ağ yapıları gerekli servis kalitesini zaten sağlarlar. Ancak Türkiye şartlarında daha çok kullanılan IP üzerinde video konferans için servis kalitesi ayarları özel olarak yapılmalıdır. Özellikle veri hattının telefon, faks, video, veri tarafından ortak kullanıldığı durumda her bir trafiğin gereksinim duyduğu servis kalitesi ayarları ayrı ayrı yapılmalıdır. IP üzerinden video konferans yapılırken sesin kesilmesi, anlaşılmaz hale gelmesi, görüntünün kesik kesik gelmesi, bozulmuş bir görüntü elde edilmesi gibi problemler bu şekilde önlenir. Aynı zamanda video konferans sırasında telefondaki ses kalitesinin bozulması, veri iletişiminin kesilmesi veya çok yavaşlaması önlenir.

5. QOS VE AĞIN TÜMLEŞİMİ

1990'lı yılların başından bu yana ağın tümleşimi konusunda (ses ve veri servislerini aynı ağ altyapısı üzerine taşımak) bir hareket gözlenmektedir. Geleneksel yaklaşımda farklı uygulamalar için farklı ayrılmış ağlar bulundurulmaktaydı. Ancak, işletme giderlerini azaltmak ve kâr marjlarını arttırmak amacıyla bu ağların bir çoğu tümleştirildi.

Yakın zamana kadar bir kuruluşun özel TDM-temelli ses ağı, Internet için IP ağı, bir ISDN video konferans ağı, bir SNA ağı ve bir çoklu-protokol (IPX, AppleTalk, vb.) LAN'ı olabiliyordu. Aynı şekilde bir servis sunucusunun bir TDM-temelli ses ağı, bir ATM ya da SDH omurga ağı ve bir Frame Relay ya da ISDN erişim ağı olabiliyordu.

Günümüzde, uygulamalar IP-temelli yapıya dönüştükleri için tüm veri ağları da IP trafiğini destekleyecek hale dönüşüyor. TDM-temelli ses ağları da IP'ye doğru kaymaya başladılar. Video konferans uygulaması da daha yavaş olmakla birlikte IP'ye doğru hareket etmeye başlamış durumdadır. Farklı uygulamaların ayrılmış ağlar üzerinde taşındığı zamanlarda, trafiğin benzer hareket kalıplarına sahip olması ve ayrılmış ağın herhangi bir uygulamanın gereksinimine göre ayarlanabilmesi sebebiyle QoS teknolojisinin rolü çok daha küçüktü.

Tümleşik ağ, her birinin farklı gereksinimleri olan farklı trafik türlerini birleştirir. Sözü edilen bu farklı trafik türleri zaman zaman birbirlerine zıt hareket edebilirler. Örneğin, bir ses uygulaması paket kaybına uğramak istemez ve paket gecikmelerinde sabit ve az miktarda gecikmeye izin verebilir. Ses uygulaması sabit zaman aralıkları ile iletilen ses kanalları(ya da paketler)nda düzgün bir şekilde çalışır. Ses uygulaması bu performansı bir TDM ağ üzerinde çalışırken yakalayabilir. Ses uygulamasını olduğu yerden alıp, bir IP ağı üzerinde VoIP (Voice Over IP - IP üzerinden ses iletimi)gibi çalıştıralım. IP ağında farklı miktarlarda paket kaybı ile potansiyel olarak büyük miktarda değişken gecikme (ağın tıkanma noktalarına bağlı olarak) yaşanabilecektir. IP ağı ses uygulamasının ihtiyacı olan performansın tam tersini sağlamaktadır. Bu sebeple, QoS teknolojileri farklı uygulamaların bir çoklu-servis IP üzerinde desteklenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

5.1 ISP (Internet Service Provider) ve IP

ISP’ler TT’den aldıkları hatları (band genişliklerini), kendi kullanıcılarına açarak aslında yine TT’nin altyapısını kullanarak hizmet vermektedirler. Burada ulaşılmak istenen temel ortam, INTERNET ve bunun üzerinden alınacak hizmetlerdir. Temel protokol IP dir. Müşteri, herkese açık olduğundan güvenliği bulunmayan ve QoS (Quality of Service) değerlerinin garanti altına alınamadığı bir WAN ortamını kullanmak durumundadır. 70 ve 80’li yıllarda kullanılan basit uygulamalar (AS/400 SDLC, X.25 ve Legacy protokoller), küçük veri paketleri nedeni ile adı pek bilinmeyen QoS, 90’lı yıllardan itibaren klasik veri paketlerine görüntü ve ses paketlerinin de eklenmesi ve veri paketlerinin yüksek band genişliği işgal eden IP paketleri olarak taşınması nedeni QoS kavramı konuşulmaya başlamıştır.

5.2 IP / Frame Relay QoS Ayarları

Video Konferansta görüntü ve ses kalitesindeki en önemli unsur QoS ( Servis Kalitesi ) ayarlarıdır. Data iletişimi sırasında QoS ayarları çok kritik değildir, paket kayıpları ve gecikmeler tolere edilir, kullanıcı yalnızca sistemin yavaşladığını görür. Ancak Video Konferans'ta geciken paket veya tekrar gönderilen paket hiç bir işe yaramaz, çünkü 1 saniye önceki görüntünün gösterilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Video Konferans için kullanılan altyapı, Video Konferansın gereksinim duyduğu QoS değerlerini ( gecikme, paket kaybı, rezerve bant genişliği ) tam olarak sağlamalıdır. ISDN ve LAN ( bina içi network ) yapıları itibarıyla gerekli servis kalitesini zaten sağlarlar. Ancak Türkiye şartlarında daha çok kullanılan IP üzerinde Video Konferans için QoS ayarları özel olarak yapılmalıdır. özellikle data hattının telefon-faks-video-veri tarafından ortak kullanıldığı durumda her bir trafiğin gereksinim duyduğu QoS ayarları ayrı ayrı yapılmalıdır.Pargem'de 2. Nesil Ses-Veri Entegrasyonu kapsamında verilen, Dynamic Bandwith Allocation, Adaptive Traffice Shaping, Application Aware IP QoS hizmetleri altyapı üzerinde gerekli QoS ayarlarını sağlar. Bu sayede IP üzerinden Video Konferans yapılırken sesin kesilmesi, anlaşılmaz hale gelmesi, görüntünün kesik kesik gelmesi, bozulmuş bir görüntü elde edilmesi gibi problemler önlenir.

Aynı zamanda Video Konferans sırasında telefondaki ses kalitesinin bozulması, data iletişiminin kesilmesi veya çok yavaşlaması önlenir.

Şekil 4 : QoS'in Trafiğin Performansı Üzerindeki Etkisi

6. QOS'E KARŞI BANTGENİŞLİĞİ

Bazı çevreler QoS'in gerekli olmadığına ve bantgenişliğini arttırmanın tüm uygulamalar için gerekli QoS'i sağlayacağına inanırlar. Bu görüş genellikle QoS uygulamasının çok karmaşık olduğunu ancak bantgenişliği ilave etmenin basit bir işlem olduğunu iddia eder. Bu tezlerde bir miktar gerçeklik payı olsa da, QoS ile çözümlenecek sorunlara bir bakılması ve bantgenişliği ilavesinin bu sorunlara çözüm getirip getirmeyeceğinin değerlendirmesi yapılmalıdır.

Bantgenişliği muhtemelen QoS'i etkileyen ikinci en büyük parametredir. Bantgenişliğinin dağıtımı iki şekilde incelenebilir:

· Mevcut bantgenişliği
· Garanti edilen bantgenişliği

6.1 Mevcut bantgenişliği

Çoğu ağ operatörü ağ altyapısına veya kiralık devrelere yaptığı yatırımlarının daha kısa sürede geri dönüşünü sağlamak için mevcut bantgenişliğinden daha fazlasını kullanıcılarına tanımlarlar. Bantgenişliğinin kullanıcılara mevcuttan fazla sunulması demek, bir kullanıcı için tanımlanan bantgenişliğinin her zaman kullanımına açık olamaması demektir. Bu kullanıcıların mevcut bantgenişliği için birbirleriyle yarışmaları sonucunu doğurur. Kullanıcılar, herhangi bir zaman diliminde diğer kullanıcıların bantgenişliği kullanımına bağlı olarak daha az veya daha çok bantgenişliği kullanırlar.

Mevcut bantgenişliği tüketici ADSL ağlarında çok kullanılan bir tekniktir. Bir kullanıcı SLA (Service Level Agreement – Servis Seviyesi Anlaşması) içinde QoS garantisi olmayan 384- kbps'lik bir servise kayıt olur. SLA'e göre 384 kbps "tipik" bir erişim seviyesidir ama bu seviye garanti edilmemektedir. Ağ üzerindeki trafiğin az olduğu şartlarda kullanıcı 384 kbps'e ulaşabilir ancak bu süreklilik taşıyan bir durum değildir. Bu durum kullanıcılar tarafından özellikle ağ üzerinde erişimin yoğun olduğu saatlerde daha açık olarak farkedilebilir.

6.2 Garanti edilen bantgenişliği

Servis sağlayıcılar, sundukları hizmette SLA içinde garanti edilmiş bir minimum bant genişliği ile ekstra bantgenişliği sağlamaktadırlar. Belirli bir bantgenişliği garanti edilmiş olduğundan bu hizmetin ücreti mevcut bantgenişliği hizmetinden daha yüksektir. Servis sağlayıcılar garanti edilmiş bantgenişliği hizmetine kayıt olurken kullanıcıların bu hizmette (QoS bantgenişliği garantisi) mevcut bantgenişliği hizmetine kıyasla daha ayrıcalıklı bir hizmet alacaklarından haberdar olmalarını sağlamalıdırlar.

Bazı durumlarda servis sağlayıcılar abonelerini fiziksel ya da mantıksal ağlar üzerinde ayırmaktadırlar. Örneğin: VLAN'lar, Sanal Devreler, v.b. gibi. Bazı durumlarda da garanti edilmiş bant genişliği hizmetine ait veri trafiği, mevcut bantgenişliği hizmeti veri trafiğinin kullandığı ağın altyapısını kullanabilmektedir. Bu genellikle ağ bağlantılarının maliyetinin daha yüksek olduğu ya da bantgenişliğinin bir başka hizmet sunucusundan kiralanmış olduğu durumlarda söz konusu olur. Abonelerin aynı ağ altyapısını paylaşmaları durumunda, ağ işleticisi garanti edilmiş bantgenişliği hizmeti alan kullanıcıları trafik içinde önceliklendirmeli ve böylelikle trafiğin yoğun olduğu (ya da tıkandığı) durumlarda garanti edilmiş bantgenişliği kullanıcılarının SLA'ları karşılanmış olmalıdır.

Ekstra bantgenişliği ise, garanti edilmiş minimum bantgenişliğinin miktar ve süre olarak aşılarak kullanılması durumudur. QoS mekanizması aktive edilerek, kullanıcıların SLA'larında belirtilmiş olan garanti edilen bantgenişliğinin sürekli olarak aşılması engellenebilmektedir.

7. AĞ ÖZELLİKLERİ

7.1 Gecikmeler

Ağ üzerindeki gecikme, bir uygulamanın iletim sürecinde ağın giriş ve çıkış noktaları arasında hareket ettiği zaman dilimidir. Gecikme, ses, görüntü, SNA ve faks iletimleri gibi normalin dışındaki gecikmelerde zaman aşımına uğrayıp, iptal olan uygulamalar üzerinde önemli QoS sorunları yaratmaktadır. Bazı uygulamalar az miktarlardaki gecikmeleri tolere edebilmekte, ancak belirli bir süre aşıldıktan sonra QoS sorunu kaçınılmaz hale gelmektedir. Örneğin bazı ağ elemanları, ağın üzerindeki gecikmeler SNA oturumunu sonlandıracak niteliğe eriştiğinde, bu SNA oturumunu bir host üzerinde aynı şekilde gerçekleştirebilir.

7.1.1Gecikme Değişiklikleri

Gecikme değişiklikleri, belirli bir trafik akışında birbiri ardına gelen paketlerin değişken karakterdeki gecikmelerinin ölçüsüdür. Gecikme değişikliğinin ses ve video gibi gerçek zamanlı ve gecikmeye duyarlı uygulamalar üzerinde önemli etkileri olabilir. Söz konusu gerçek zamanlı uygulamalar paketleri sabit bir hızda ve aralarında sabit süreler olduğu halde almak isterler. Varış hızı değişkenlik gösterdikçe uygulamanın performansı etkilenir. Gecikme değişiklikleri minimum seviyede olduğunda sorun yaşanmayabilir, ancak arttıkça uygulama kullanılamaz hale gelecektir.

7.2 Kayıplar

Fiziksel iletim ortamında hatalar oluşması ile kayıplar meydana gelebilir. Örneğin, BER (Bit Error Rate - Bir Hata Oranı) ölçümlerine göre karasal hatların büyük çoğunluğunda kayıp oranı oldukça azdır. Ancak, uydu, mobil ya da sabit kablosuz ağlar gibi kablosuz bağlantılarda BER oranı çevresel faktörler ile sis, yağmur, RF karışması, dolaşım sırasındaki hücre atlaması gibi şartlara; ağaçlar, binalar ve dağlar gibi fiziksel engellere göre değişiklikler gösterebilir.

7.3 İletim Öncelikleri

İletim önceliği ağ modülünden çıkmakta olan trafiğin hangi sırada iletileceğini belirler. İletim önceliği olan trafik, iletim önceliği olmayandan daha önce iletilir. İletim öncelikleri, ağ modüllerinin kuyruklama mekanizmalarının trafiğe getireceği gecikme miktarlarını da belirlemektedir. Örneğin, e-posta gibi gecikmeyi tolere edebilecek olan uygulamalar, ses ve video gibi gecikmeye hassas olan gerçek-zamanlı uygulamalardan daha düşük iletim önceliğine sahiptirler. Gecikmeye hassas olmayan bu uygulamalar, gecikmeye hassas uygulamalar iletimde iken kuyrukta bekletilebilirler.

En basit şekliyle iletim öncelikleri, yüksek öncelikli trafiğin her zaman düşük öncelikli trafikten önce iletildiği basit iletim öncelik yapısını kullanırlar. Bu işlem tipik bir öncelik planlama (kuyruklama) özelliği ile gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşımın en zayıf yönü, bantgenişliği sınırlaması olmayan ortamda yüksek öncelikli iletimin gönderilerek, düşük öncelikli iletimlerin hiçbir zaman gönderilememe riski olmasıdır.

3.4 Atılım Öncelikleri

Atılım öncelikleri hangi iletimin devre dışı bırakılacağını belirlemektedir. Trafik, ağ modülündeki tıkanıklık ya da trafiğin belirlenmiş olan profilinin dışına çıkması durumlarında (trafiğin belirlenmiş olan bant genişliğini belirli bir süre için aşması gibi) devre dışı bırakılır. Tıkanıklık durumunda, yüksek atılım önceliği olan trafik, düşük atılım önceliği olandan daha önce devre dışı bırakılır. Benzer QoS performans gereksinimleri olan trafikler atılım önceliklerine göre alt gruplara ayrılabilirler. Böylelikle, iletimin ağ modülündeki tıkanıklık durumunda aynı performans seviyesinde kalması sağlanmış olur.

7.5 Uygulama Gereksinimleri

Her tür ağ üzerinde QoS teknolojisi gereklidir. Düşük bant genişliği olan ya da kiralık bağlantılarda genellikle bant genişliğini etkin kullanırken uygun performans seviyesinin de korunması için daha karmaşık QoS teknolojileri gerekli olmaktadır. Bunların ne derecede uygulanabilir olduğu kullanıcılara sunulmakta olan hizmet ile yakından ilgilidir. Uçtan-uca hizmetlerde ağın tümünde QoS teknolojisinin uygulanması yoluyla çeşitli uygulamaların ve kullanıcılar ile yapılmış olan SLA'ların gerektirdiği performans seviyesine ulaşılabilmektedir.

8. KAYNAKÇA

(http://www.pusulanet.com.tr/voipurun.htm) (http://tr.wikipedia.org/wiki/QoS)
(http://www.futsoft.com) (http://bilisim.istanbul.edu.tr/body1/egit/w2000-xpipuclari.html)
(http://www.draytektr.com/product_group.php?grp=12)
(http://www.ideefixe.com/Bilgisayar/tanim.asp?sid=HBT5FFA1U5MJY0J2CHQR)
(http://www.btam.com.tr/bulten/Bulten2001/bulten5_1.htm)
(http://www.pusulanet.com.tr/videokonf.htm)
(http://www.ibase.com.tr/technology/voip.asp)
(http://www.netas.com.tr)
(http://ab.org.tr/ab03/tammetin/73.doc)
(http://www.kentrox.com)

Hazırlayan : Ayşe Bahar