Yasal Durum:
CE uygunluk işareti konusunda önce yasal durumu inceleyelim. "Çerçeve Kanun" olarak bilinen "Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun" (Kanun No.4703) 11 Temmuz 2001 tarih 24459 Sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.
Bu kanun kapsamında yer alan:
- Avrupa Birliği Komisyonuna, Avrupa Birliği Üyesi ülkelere ve diğer kuruluşlara yapılacak bildirimlere ilişkin usul ve esaslar "Dış Ticaret Müsteşarlığı" tarafından,
- Piyasa gözetimi ve denetimi, uygunluk değerlendirme kuruluşları ve onaylanmış kuruluşlar ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir (Kanun Md. 14) diye belirtilmektedir.
Bu kanun yayımı tarihinden altı ay sonra, yani 11 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiştir. (Kanun Md. 16)
Bildirimlere ilişkin 2 yönetmelik ve ayrıca Kanunun Md. 14 b de anılan Bakanlar Kurulunca çıkarılan 3 Yönetmelik Taslağı hazırlanmıştır. Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak 17.01.2002 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe giren 3 taslak yönetmelik şunlardır:
- CE Uygunluk İşaretinin İliştirilmesi ve Kullanımına dair Yönetmelik
- Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlar hakkında Yönetmelik
- Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine ilişkin Yönetmelik
"Teknik mevzuatın ve standartların Türkiye ile Avrupa Birliği arasında bildirimine dair Yönetmelik" de 3.5.2002 tarihinde yürürlüğe girmek ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Devlet Bakanı tarafından yürütülmek üzere 3.4.2002 tarih ve 24715 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Ancak ürünlere CE işareti iliştirme zorunluluğunun uygulanmaya başlayabilmesi için, söz konusu kanun ile uygulama yönetmeliklerinden başka aşağıda belirtilen teknik mevzuatın da yürürlüğe girmesi gerekmektedir. Ayrıca " Piyasa gözetimi ve denetimi yapmak üzere Bakanlar Kurulu kararı ile resmi hale gelen Kamu kuruluşlarının işlerlik kazanması ve isimlerinin Müsteşarlık aracılığıyla AB komisyonuna bildirilmesi gereklidir. Gene "Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları" ile "Onaylanmış Kuruluşlar"ın da oluşması uygundur.
29.04.1997 tarih 22974 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 15.01.1997 tarih ve 97/9196 sayılı "Türk Ürünlerinin İhracatının Arttırılmasına Yönelik Mevzuatı Hazırlayacak Kurumların Belirlenmesine İlişkin" Bakanlar Kurulu kararı ile resmi hale gelen Kamu Kuruluşlarınn hazırladığı ve hazırlayacağı 2/97 sayılı OKK ile belirtilen 32 ana başlık altında yaklaşık 320 adet Teknik Mevzuatın da yayınlanarak yürürlüğe girmesi gereklidir. Oluşturulan yetkili kuruluşlar kendi yetki ve sorumluluk alanına giren ürünler için teknik düzenlemeler, teknik mevzuat ve yönetmelik taslakları hazırlamaktadırlar.
Bu yönetmeliklerde aşağıda anılan "Avrupa Birliği Direktifleri" esas olmaktadır. Örnek olarak:
- 97/23/EC Avrupa Birliği Direktifi, 97/23/AT "Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği"(54 Sayfa) olarak 10.4.2002 tarihli Resmi Gazete'de (yürürlüğe giriş tarihi 1.7.2003)
- 90/396/EEC Avrupa Birliği Direktifi, 90/396/AT "Gaz Yakan Cihazlar" (19 sayfa) olarak 1.4.2002 tarihli Resmi Gazete'de (yürürlüğe giriş tarihi 1.4.2003)
yayınlanmıştır.
Şubat, Mart ve Nisan 2002 aylarında yirmiden fazla Teknik Yönetmelik yayınlanmıştır. Her bir yönetmelikte yürürlüğe girme tarihi de belirtilmektedir. Diğer yönetmelik taslakları da hazırlanmasının ardından onay makamlarının onayından sonra resmi gazetede peyderpey yayınlanmaktadır.
Bu düzenlemeler içinde o teknik düzenleme kapsamındaki ürünlerin uygunluk değerlendirmesinde kullanılabilecek metotlarda modüler yaklaşım halinde belirtilebilir.
AB'ye aday ülke olan Türkiye, AB'nin ürünlere ilişkin teknik mevzuatını, kısa vadeli önlemler kapsamında, kendi iç mevzuatına Mart 2002 sonuna kadar dahil ederek yayınlayacağını Ulusal Programında öngörmüştür.
Çok Özetle Yasanın Getirdikleri:
Bu kanunla piyasaya arz edilecek yeni ürünlerin teknik düzenlemeye uygun olması zorunlu kılınmaktadır. Bu hüküm kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilmesi hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanır.
Kanunun
Birinci Bölümü: "Temel Gerekler, Teknik Düzenleme, Uygunluk Değerlendirmesi, Yetkili Kuruluş, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu, Onaylanmış Kuruluş gibi kavramların tanımlarını vermekte,
İkinci Bölümünde: Ürünlere ilişkin, teknik düzenlemeler, ürünlerin piyasaya arzında üreticilerin ve dağıtıcıların yükümlülükleri belirtilmekte,
Üçüncü Bölümde: Uygunluk Değerlendirme Kuruluşlarına ilişkin esaslar, Onaylanmış Kuruluşlara ilişkin esaslar, Onaylanmış Kuruluşların faaliyetleri, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşların sorumlulukları,
Dördüncü Bölümde: Piyasa gözetimi ve denetimi, ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı,
Beşinci Bölümde: Çeşitli hükümler ve ceza hükümleri, çıkarılacak yönetmeliklerle oluşturulacak düzenlemeler,
belirtilmektedir.
Kanunun Dördüncü Bölüm Md. 10 ve Md. 11'inde piyasa gözetimi ve denetimi, ürünün piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertarafı gibi yaptırım esasları belirtilmektedir. "ilgili teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi bir ürünün güvenli olmadığına dair kesin belirtilerin bulunması halinde, bu ürünün piyasaya arzı, kontrol yapılıncaya kadar yetkili kuruşça geçici olarak durdurulur" (Kanun Md. 11) Kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tesbit edilmesi halinde masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere, ilgili yetkili kuruluş
- Ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını
- Piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin piyasadan toplanmasını
- Gereğinde ürünlerin bertaraf edilmesini
- (1) (2) (3) bentlerinde belirtilen önlemler hakkında gerekli bilgilerin, ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle, risk altındaki kişilere duyurulmasını sağlar. Bu ilanların masraflarını üretici karşılar. (Kanun Md. 11)
Kanunun Beşinci Bölüm 12' nci maddesinde ayrıca parasal ceza hükümleri bulunmaktadır.
Kanunun uygulaması ile ilgili yönetmeliklerle bu konulara ilişkin usul ve esaslar daha ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.
Avrupa Birliğinde Uyulması Gereken Direktifler:
Avrupa Birliği 1985'ten itibaren yeni bir esasta çalışmaya başlamıştır. Bu yeni yaklaşımda Avrupa Birliğinde oluşturulan harmonize direktifler, Güvenlik (Safety), Sağlık (Health), Çevreyi koruma (Environment protection), Tüketiciyi koruma (Consumer protection) amaçlarıyla ürünlerin uyması şart olan, kesin temel gerekler koymakta, ve bunları genel şartlar halinde formüle etmektedir. Ulusal Standardizasyon kuruluşları ile işbirliği içinde Avrupa Birliği Standardizasyon Komiteleri tarafından da EN (Europaeische Normen) Avrupa Standartları oluşturulmaktadır.
Avrupa seviyesinde oluşturulan bu harmonize standardlar üreticilerin direktiflere nasıl uyacaklarını belirtirler. Harmonize Standartlar ürünlerin geliştirilmesi ve üretilmesi için teknik şartları içermekte ve direktiflerdeki temel taleplerin ayrıntılarına inmektedir.
Aşağıdaki ürünler Avrupa Birliği'nde oluşturulan ilgili direktiflere uymak zorundadırlar:
Ürünlerle ilgili yeni yaklaşım Avrupa Birliği Direktifleri (İngilizce adlarının alfabetik sırasına göre)
- 90/396/EEC Gazlı cihazlar, donanımlar, tesisler (Gaz Yakan Aletler)
- 00/9/EC Yolcu Taşıma Amaçlı Kablolu Yol Donanımları
- 89/106/EEC İnşaat malzemeleri
- 89/336/EEC Elektromagnetik Uyumluluk (EMC)
- 94/09/EC Patlama tehlikesi olan ortamlardaki ekipman ve koruyucu sistemleri
- 93/15/EEC Sivil kullanma amaçlı patlayıcılar
- 95/16/EC Asansörler
- 73/23/EEC & 93/68/EEC Alçak Gerilim Direktifi (LVD)
- 90/385/EEC Vücuda yerleştirilen aktif tıbbi cihazlar
- 93/42/EEC Genel tıbbi ürünler, cihazlar ve aksesuarları
- 97/79/EC Tıbbi cihazlar- In Vitro Diagnostic
- 90/384/EEC Otomatik olmayan tartı aletleri
- 94/62/EC Paketleme ve paketleme artıkları
- 89/686/EEC Kişisel koruyucu donanımlar
- COM(93) 322final Değerli metaller
- 97/23/EC Basınç cihazları
- 99/5/EC Radyo ve telekomünikasyon terminal cihazları
- 94/25/EC Dinlence-Eğlence Amaçlı Gemi-Tekne
- 98/37/EC Makine Direktifleri
- 88/378/EEC Oyuncakların güvenliği
- 87/404/EEC Basınçlı kaplar
- 98/13/EC Telekomünikasyon terminalleri, uydu yer istasyon ekipmanları
- 00/55/EC Aydınlatma lamba ve armatürleri, balastlar, enerji verimliliği
- 92/42/EEC Sıcak su ısıtma kazanları, enerji verimliliği
- -- Sportif botlar
- 96/57/EEC Soğutucu-Dondurucu Cihazlar
İlgili ürünler bu direktiflere uymak zorundadır.
Teknik mevzuat ve yönetmelikler çıkarılınca, uyulması gerekli "Teknik Düzenlemeler" ve"Temel Gerekler" in ayrıntıları ve tanımları somut olarak belirecektir. Bunların Avrupa Birliğindeki geçerli Direktiflerle uyumlu olması beklenebilir. Bu durumda şimdiye kadar ürünlerinin bu direktiflere uygunluğu konusunda Avrupa Birliği ülkelerinin akredite, onaylanmış kuruluşlarından belge almış olan Türkiye'deki ihracatçı ve üreticilerin, o ürünleri için tekrar belge alması gerekmeyecektir. Onay aşamasında bulunan "Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlar Hakkında Yönetmelik Taslağında" Türk Akreditasyon Kurumu veya Avrupa Akreditasyon Birliği ve bu Birliğin karşılıklı tanıma anlaşması yaptığı diğer bölgesel akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilmiş olan uygunluk değerlendirme kuruluşu ve onaylanmış kuruluşların bu yönetmeliğe göre gerekli olan şartları taşıdıklarının kabul edileceği belirtilmektedir. Yani bu kuruluşlarda bu yönetmelikçe onaylanmış kuruluşlar olarak kabul edilmektedirler. Avrupa Birliği üye ülkelerinin CENELEC'e taraf (Comité Européen de Normalisation Electrotechnique) "Onaylanmış ve Uygunluk Değerlendirme Kuruluşlarının" belgeleri, karşılıklı olarak birbirleri tarafından tanınmakta ve geçerli olarak değerlendirilmektedir. Üye ülkelerden birinin akredite kuruluşunun belgesi diğer üye ülkeler tarafından da tanınmaktadır. Çıkarılacak yönetmeliklerle belirecek düzenlemelerin Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyumlu olacağı beklenmelidir.
89/686/EEC Kişisel Koruyucu Donanımlar Direktifi:
Avrupa Birliği Üye devletlerinin uzun yıllarındaki meslek hastalıklarından korunma, iş güvenliği ve kullanıcıların korunması konularında "Kişisel Koruyucu Donanımlar" hakkında yönetmelikleri vardı. Bu yönetmelikler donanımların düzenlenmesi, tasarımı, üretimi, kalite düzeyi, kalite kontrol testleri ve yaralanma, meslek hastalıklarına karşı bireyleri koruma bakımından sertifikalandırılması konusunda çok ayrıntılı talepler içermekteydi. Bu yönetmelikler ülkeden ülkeye önemli farklılıklar göstermekteydi. Topluluk içinde ürünlerin engellenmeden rahat dolaşabilmesi için bu yönetmeliklerin harmonize edilmesi gerekliydi.
Bu sebeple 21.12.1989'da 89/686/EEC Avrupa Direktifi oluşturuldu (1993 ve 1996'da değişiklikler yapıldı). Direktif üye ülkelerdeki mevcut koruma seviyesini azaltmamakta aksine gerektiğinde hatta yükseltmektedir.
Direktif "Kişisel koruyucu Donanımların" gerçekleştirmesi zorunlu olan temel gerekleri düzenlemektedir. Temel taleplerle uyumun kolayca ispat edilebilmesi için Avrupa Birliği düzeyinde "Harmonize Standartlar" oluşması gerekli olmaktaydı. Harmonize standartlara uygunluk durumunda "Direktiflerin temel gerekleri" ile uyumun sağlandığı kabul edilebilir.
Bu amaçla "Avrupa Standartları Komitesi"(CEN) ve "Elektroteknik Avrupa Standart Komitesi"(CENELEC) yetkili makamlar olarak onaylanıp tanındı.
89/686/EEC Direktifi Kapitel I Art. 4'ünde ürünlerin topluluk içinde dolaşımı konusunda şu düzenleme bulunmaktadır:
"Bu direktifle uyumlu ve Kapitel II'ye göre sertifikalandırma dahil olarak, direktifin bütün gerekleri ile uyumluluğu belirten CE-İşareti iliştirilmiş "Kişisel Koruyucu Donanımların" ve/veya alt parçalarının/aksamlarının topluluk içinde serbest dolaşımını, üye devletler yasaklayamaz, kısıtlayamaz ve engelleyemezler."
Üreticilere Kanunun Etkisi:
Üretici ve satıcılar piyasaya sadece temel gereklere uygun güvenli ürünleri arz etmek zorundadır.(Kanun Md. 5) Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapan Türk üreticiler yıllardır temel gerekleri "Ürünün; insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını" (Kanun Md. 3) sağlayacak şekilde ürünlerini üretmekte ve belgelendirmekteydiler. Yukarda anılan kanunda belirtilen yönetmelikler çıkartılıp, kanun yürürlüğe girdikten sonra Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapan üreticilerin yanı sıra, sadece Türkiye piyasasında satış yapmayı amaçlayan üreticiler, ithalatçılar ve ilgili yan sanayicilerin ürünleri de "temel gereklere" ve "teknik düzenlemelere" uygun olmak zorundadır.
Ayrıca komple bir cihazın teknik gereklere uygunluğunun incelenmesinde, bu komple cihazı oluşturan alt parçaların (komponentlerin) da kendi teknik gereklerine uygunluğu araştırılır. Bu alt parçalarında teknik gereklere uygun olması zorunludur.
Avrupa Birliği Ülkeleri kendi pazarlarında satılan ürünlerin ilgili Teknik Direktiflere uymasını öteden beri şart koşuyordu. Bu çağdaş teknolojik gerekler giderek Avrupa Birliği dışındaki ülkeler ve onların tüketicileri tarafından da benimsenmekteydi. Şimdi Türkiye'de de ilgili yönetmeliklerin çıkarılması ve yukarda anılan kanunun 11.01.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesiyle gerek iç gerekse dış piyasalarda satılacak tüm ürünlerin temel gereklere ve teknik düzenlemelere uyması zorunlu olmaktadır. Gitgide bütün dünyada benimsenen bu ileri teknolojik gereklere üretimlerini daha süratle uygun hale getirenler karlı çıkacak, ürünleri orta ve uzun vadede daha kalıcı olarak aranacak, rağbet bulacaktır.
Bu direktif ve standartlara tam uygun üretim yapmayan üreticiler kendi üretimleri ile ilgili direktif ve standartlara uygun üretim yapma hazırlıklarına şimdiden başlamalıdırlar. Söz konusu kanunla yeni bir düzen gelmektedir.
Üreticilerin kendi üretimleri ile ilgili Direktif ve Standartları daha fazla inceleyerek, bunlara uygun üretim yapmaları artık zorunlu olmaktadır ve kendi menfaatleri gereğidir. Bu standartlara uymak için gereken ölçüm metodları ve kalibre edilmiş, uygun özellikte, gerekli ölçü aletleri kullanılmalıdır. Bu "know how" ve ölçü aletlerine sahip olmayanlar, akredite, "uygunluk değerlendirme kuruluş" larına ve "onaylanmış kuruluşlara" ürünlerini test ettirip inceletebilirler. Ancak üreticiler standardlara uygun üretim yaptıkları takdirde, hatalı sonuçlar nedeniyle testlerin tekrarlanma gereği ve dolayısıyla test ve inceleme masraflarının artması önlenir.
Ayrıca, komple cihaz üreticileri tarafından, kullanacakları alt parçalar için yan sanayiden; akredite, CENELEC tarafından tanınmış Avrupalı test kuruluşlarından veya Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelik gereği onaylanmış kuruluşlardan alınmış, başarılı test raporu ve sertifikaya sahip olmaları istenmelidir. Aksi takdirde test kuruluşları, alt parçaları da test ederek masrafını da talep edeceklerdir. Alt parçaların herhangi biri, direktiflere uygun olmadığı taktirde komple cihaza da uygunluk belgesi verilemez. Yüksek riskli ürünlerin esasen test ve sertifikasyon kuruluşlarına test ettirilmesi gereklidir.
Giderek bütün dünyada kabul gören standartlara uygun, ileri teknolojik seviyelerde üretim yaparak dünyadaki rakiplerinin önüne geçen üreticiler, dünya pazarlarında daha çok rağbet göreceklerdir. İletişim, ticaret, turizm, internet, ulaşım, göçler gibi uluslar arası ilişkiler sınırları aşarak önlenemez bir şekilde dünyanın globalleşmesi sonucunu doğurmaktadır.
Bu kaçınılmaz olguyu iyi değerlendirerek üretim ve pazarlama yarışında rakiplerin önüne geçebilen karlı çıkıp, daha büyüyecektir. Aksi takdirde Avrupa Birliğine uyum sağlamanın dışında, bütün dünyada ve kendi iç pazarlarımızda yabancı rakiplerle rekabette de zorluklar çekilecektir. Çağdaş teknolojinin gereklerine daha çabuk uyanlar, rakiplerinin önüne geçeceklerdir.
Kaynak : Yüksel Tavsel ( Elektronik Yük. Müh. ) - ETMD Müdürü; Sertifikalandırma Müdürü, VDE Danışmanı
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun