Yapı ve Bina Otomasyonu

Elektromekanik Musluk Tasarımı

Hayatımızın vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri olan su; güç, bereket, enerji, sağlık, uygarlık ve güzelliğin simgesidir. Ancak yeryüzündeki suların bilinçsizce kullanımı mevcut kaynakların tasarruflu kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir. Kontrol edilemeyen nüfus artışı, hızlı kentleşme, iklim değişiklikleri ve su kaynaklarının yetersizliği günümüz Türkiye'sinde kronik bir susuzluk sorunu yaratmıştır. İstatistiklere göre su havzaları büyük tehlike altındadır. Türkiye su varlığı bakımından zengin bir ülke sayılmaz zira su zengini ülkelerde yılda kişi başına düşen su miktarı 10000 metreküp iken Türkiye'de bu değer 1800 metreküptür. Zaten yeterli olmayan su rezervleri, bilinçsiz tüketim nedeniyle her geçen gün daha da azalmaktadır. Dünya üzerinde gelişmiş birçok ülke bu soruna somut önlemler almışken, ülkemizde halkın bilinçlendirilmesi ve tasarrufa yönelik tedbirler çok yetersiz kalmaktadır. Elektromekanik musluklar gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de büyük su tasarrufu yapmamıza olanak sağlayabilir. Günlük hayatta kullandığımız muslukların yapısına ve nasıl çalıştıklarına pek dikkat etmez ve önemsemeyiz. Ancak yaşadığımız bir gün içinde muslukları çok defa kullanırız. Bu kullanımlar esnasında musluk bir kez açılır ve işlem bitince kapatılır. Örneğin diş fırçalama ve tıraş olma esnasında musluk ya her defasında açılıp kapatılır ya da açık bırakılır. Elektromekanik musluk ise sadece ihtiyaç olduğunda açılıp su ihtiyacını karşılar böylece çok ciddi tasarruf sağlanabilir. Bu çalışmada sabit debi sağlayan, elektromıknatıs devresi kullanan elektromekanik musluk tasarımı izah edilecektir.

Uzaktan Kumanda Edilen Lamba Dimmerinin Gerçekleştirilmesi

BÖLÜM I

1. GİRİŞ.......

Bu çalışmanın amacı kızılötesi uzaktan kumanda ile lamba şiddetinin kontrol edilmesidir. Tasarlanan bu devre, herkesin alışık olduğu ampullü aydınlatma sistemlerine ergonomik ve çok amaçlı bir alternatif oluşturmaktadır. Uzaktan kumanda edilebilme özelliği ve düşük maliyeti ile evlerin yatak odaları, hasta ve bebek odalarında kullanıma müsaittir. Işık şiddeti ayarlanarak gece lambası kullanma gereksinimini ortadan kaldırabilir. Ayrıca tasarlanan bu devre ile güç tasarrufu sağlanarak alternatiflerinin bir adım ötesine geçer.

RF ile Uzaktan Kumandalı Otomatik Kapının Gerçekleştirilmesi

Özet:

Bu bildiride, bir otomatik kapı modelinin uzaktan kontrolu bir RF (Radyo Freakansı) modülü ve bir mikrodenetleyici kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan sistem kapı modeli, kapı kontrol devresi, RF alıcı-verici modülü, IR (Infra-red) alıcı-verici devresi ve mikrodenetleyicili kumanda devrelerinden oluşmaktadır. Kapı modeli bir CDROM sürücüsünün kapağı ve motoru kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kapı kontrol devresi röleler ve sınır anahtarlar yardımıyla gerçekleştirilmiştir. RF modülü ile uzaktan kumanda işlemi yapılmakta olup, aynı zamanda kapının açılıp kapatılabilmesi için iki tane buton kullanılmıştır. IR alıcı-verici devresi ile kapı kapanırken kapı aralığından geçen bir cisim olup olmadığı tespit edilmektedir. Mikrodenetleyicili kumanda devresi PIC16F84 kullanılarak elde edilmiştir. Kapı modeli hem mikrodenetleyicili kumanda devresi hem de 24V DC gerilim girişli-röle çıkışlı herhangi bir PLC ile çalışabilecek şekilde gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak düşük maliyetli mikrodenetleyici kontrollu bir sistem tasarlanmış ve hem uygulamaya dönük hem de eğitim amaçlı uzaktan kontrollu bir otomatik kapı kontrolu gerçekleştirilmiştir.

Sıvıların İndiksüyonla Isıtılması

ÖZET

Bu çalışma durgun veya akmakta olan sıvıların ısıtılmasında kullanılmakta olan rezistanslı ısıtma yöntemine alternatif olarak geliştirilen indüksiyonla sıvı ısıtma yöntemiyle ilgili bugüne kadar yapılmış ve yapılmakta olan çalışmaların gözden geçirildiği bir çalışmadır. Bu çalışmada; daha güvenli, daha hızlı ve daha verimli bir ısıtma yapabilmek amacıyla geliştirilmeye çalışılan indüksiyonla sıvı ısıtma yönteminin temel prensipleri ve bugüne kadar geliştirilen çeşitli indüksiyonlu ısıtma teknikleri ele alınmış, ve bu tekniklerle gerçekleştirilen sistemlerden alınan sonuçlar incelenerek yorumlanmış, ve yakın gelecekte alternatif bir ısıtma yöntemi olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusu incelenmiştir.

Fan - Coil Ünteler

Mahal içi tipi iklimlendirme ünitelerinin fiziksel ve kapasite açısından küçük olanları genelde fan-coil ünite olarak adlandırılır. İç tip ünitelerden en büyük farklılıkları; kolay ve dekoratif monte edilebilmeleri yanısıra karışım veya taze hava damper kontrolunun olmayışıdır.

Sabit Debili Karışım Havalı Klima Santralı Kontrol Senaryosu

Sistem ; ısıtıcı ve soğutucu serpantin, taze hava, egzost ve karışım havası damperleri, nemlendirici ünite ile aspiratör ve vantilatör den oluşmaktadır. Sistem Karışım Havalı ısıtıcı ve soğutucu ünitesi bulunan klima santralidir. Santral merkezi olarak hizmet ettiği mahalleri havalandırmak ve sıcaklık ile nemini konfor şartlarına ulaştırmak için hizmet verecektir.

Bina Disiplinlerindeki Açık Protokollerin Tarihçesi

AÇIK PROTOKOLLERİN TARİHÇESİ

Mikroişlemci tabanlı doğrudan sayısal kontrollü (DDC-Direct Digital Control) sistemlerin pazarda ilk belirmeye başladığı dönem 1980’lerin başlarına denk gelir. Bu teknolojinin bina endüstrisinde öncü ve başarılı olduğu uygulama alanlarının başında Isıtma-Havalandırma ve Klima (HVAC) sistemleri gelmiştir. Elektronik ve pnömatik kontrol sistemleriyle kıyaslandığında daha hassas kontrol ve uygulamada sağladığı geniş esneklik potansiyeliyle, bir yandan konfor seviyesini yükseltirken diğer yandan enerji maliyetlerini düşürmesi, DDC sistemlerin kabul görmesini ve yaygınlaşmasını kolaylaştırmış, kendi başına iş gören HVAC, aydınlatma, güvenlik, yangın algılama, söndürme ve asansör gibi sistemlerin birbirleriyle iletişim ve etkileşim içerisine girmesini sağlayan bu kontrol ağı, "akıllı bina" kavramını hayatımıza sokmuştur.

Bina Otomasyon Sistemlerinde Yenilikler

Giriş

Bina otomasyon sistemleri ilk olarak seksenli yılların baslarinda kullanilmaya başladi. Türkiye'deki ilk uygulama benim bildiğim kadarıyla 1984'de Yeşilköy Havalimanı, ama bu sistem de esasen yalnızca izlemeye yönelik bir sistemdi, aktif kontrol fonksiyonları yoktu. Tabii o zamanlar PC'ler bile yoktu, merkezi bilgisayar olarak "mainframe" dediğimiz neredeyse buzdolabı büyüklüğünde ana bilgisayarlar kullanılıyordu.

Yangın Algılama ve İhbar Sistemleri

YANGIN TARİHÇESİ HAKKINDA BİLGİ

Acil durumlarda kullanılan madeni çanlardan sonra ilk elektrikli zil 1891'de ABD'de üretilmiştir. İlk alarm butonu 1900'de, ilk elektrikli siren de 1914 yılında üretilmiştir. Klasik yangın algılama ve uyarı sistemleri ise 1930'lu yıllarda, binalara ve fabrikalara kurulmaya başlamıştır. 1936'da ilk cam kırma tip alarm butonu, 1970'de sıcaklık detektörleri, 1976'da ise iyonizasyon duman detektörleri üretilmiştir. Mikroişlemcilerin 1980'li yıllarda büyük bir gelişme göstermesinden sonra adreslenebilir yangın algılama ve uyarı sistemleri geliştirilmiştir.

Görüntüleme Sistemleri - CCTV

Görüntüleme Sistemleri

CCTV Nedir ?

CCTV Kapalı Devre Televizyon Sistemi demektir.Televizyon sisteminden farkı bir merkezden açık ve geniş kullanıcı kitlesine yayın yapmak yerine lokal bir alan içinde görüntü izleme sistemlerinin genel adıdır. Bu metin genel olarak CCTV ekiplarının nelerden oluştuğu ve kullanım yerleri hakkında bilgi verecektir.

Tüm CCTV sistemlerinin ortak özellikleri şunlardır