NANO TEKNOLOJİ NEDİR?

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #2556
    Yönetici
    Anahtar yönetici

    Nano teknoloji metrenin bir milyarda biri yani nanometre büyüklüğünde boyutlarla uğraşan yeni bir teknolojidir. Malzemenin boyutu nanometre boyutlarına inince kuvantum davranışlar bilinen klasik davranışlarının yerine almakta, fiziksel özellikleri kesikli bir değişim göstermeye başlamaktadır. Kimyasal ve fiziksel özellikler, yapının büyüklüğüne ve atom yapısının ayrıntılarına, dışarıdan sisteme bağlanan yabancı bir atomun cinsine ve yerine göre çok farklı ve olağanüstü davranışlar sergilemektedir. Şöyle ki, mevcut bir nanoyapıya yabancı bir atomun yapışması, elektronik özelliklerini fark edilebilir şekilde değiştirmektedir.Bu yabancı bir atom geçiş elementi olduğunda yapıştığı bir nanoyapıya manyetik bir özellik kazandırmaktadır. Kısaca bir nanoyapının fiziksel özellikleri, bağ yapısı dolayısıyla mukavemeti onun büyüklüğü ve boyutuna bağlı olarak önemli değişimler gösterebilmektedir. Yani nanobilim, nanometre ölçülerinde ortaya çıkan bu yeni davranışları kuvantum kuramı yardımı ile anlamamızı sağlar, Nano teknoloji ise nanoyapılar tasarlayıp sentezlememizi, nanoyapılara yeni olağanüstü özellikler kazandırmayı ve bu özellikleri yeni işlevlerde kullanmamızı sağlar.

    NANO TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ

    Ekonomistler nano teknolojinin yeni bir sanayi ve bilgi devrimi olarak 21. yüzyıla damgasını vuracağına inanıyorlar. Yakın bir gelecekte bir ülkenin nano teknolojideki seviyesi o ülkenin gücünün göstergesi olacak. Nano teknolojinin öncelikle malzeme ve biyoteknoloji alanlarında gelişeceği, ancak 15-20 yıl sonra elektronik ve spintronikte, özellikle moleküler elektronikte ağırlığını hissettireceği beklenmektedir. Nanomalzemelerin olağanüstü özellikleri hemen her alanda; savunma sanayisinde, tekstilde, otomotiv sanayisinde, inşaatta, yeni tedavi yöntemlerinde ve ilaç sanayisin devrim yaratacaktır. Sürtünmesiz yüzeyler sayesinde motor yağları, kir tutmayan kumaşlar sayesinde çamaşır makineleri ortadan kalkacaktır.

    TÜRKİYE’DE NANO TEKNOLOJİ

    Son yıllarda nano teknoloji konusundaki hızlı gelişmeler karşısında TC Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bilkent Üniversitesi’nden sunulan bir proje aracılığıyla ulusal nitelikte bir nano teknoloji merkezi kurulması için destek sağladı Ekim 2005’te yapımına başlanan UNAM(Ulusal Nano Teknoloji Araştırma Merkezi) Nisan 2007’de bitirildi. Nano teknolojideki yönelimler ve gelişmelere uygun olarak merkezin araştırma konularına nanobiyoteknoloji, nanomalzeme, kimya, enerji ve hidrojen ekonomisi, nanotriboloji, yüzey kaplama, katalizör tasarımı gibi çok güncel konular da eklendi. Ayrıca disiplinler arası çalışmayı geliştirmek amacıyla merkezdeki araştırmalara paralel olarak yönetilen “Malzeme Bilimi ve Nano Teknoloji” yüksek lisans ve doktora programı başlatılmıştır. Bu programla nano teknolojinin en aktif konularında uzman yetiştirilmeye başlandı.

    NANO TEKNOLOJİNİN GETİRECEĞİ YENİLİKLER

    Nano teknolojinin gelişmesiyle hayatımızı etkileyecek çalışmalardan bazılarını sıralayacak olursak:
    -sürtünmesiz yüzeyler,
    -hidrojen depolanması
    -%100 yalıtımın sağlanması,
    -tekstilde mükemmel kumaş üretimi(su ve kir tutmayan, zararlı ışınları soğuran,güneş enerjisinden elektrik üreterek yazın soğutan kışın ısıtan, terin emilip vücudun kuru kalmasını sağlayan, elektronik fiberler sayesinde istenildiğinde renk değiştiren… kumaşın üretilmesi),
    -akıllı asker elbisesi(düşman askerinin lazer silahıyla nişan alındığında haber veren, enerjiye ihtiyaç duyulduğunda güneş pili gibi çalışabilen, zehirli biyolojik ve kimyasal gazları tespit eden, gece karanlığında kendi askeri tarafından tanınabilen, yaralandığında gerekli merkeze haber verip ilk yardımı hasarlı bölgeye yapabilen, aynı zamanda çok hafif olan bir elbise),
    -gören, duyan hisseden kumaşlar,
    – hidrofilik ve hidrofobik yüzeylerin yapılması,
    -kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelere zarar vermeden yok edilmesi,
    -…

    SÜRTÜNMESİZ YÜZEYLER

    Sürtünme, temas halindeki katı cisimler arasındaki kaymaya karşı gösterilen dirençtir. Bütün fiziksel olgular arasında sürtünme çok özel ve önemli yer taşır. Günlük yaşantımızda sürtünme ile hemen her an iç içe olmamıza rağmen onu ve önemini hiç düşünmeyiz. Sürtünmesiz ayakta durabilmek veya yürüyebilmek imkansız olurdu. Dolayısıyla bazı durumlarda sürtünmeye çok ihtiyacımız olduğu gibi, her gün kullandığımız araba ve öbür motorlu taşıtlarda da sürtünmeni çok az olmasını isteriz. Üzerinde asırlardır çalışılmasına rağmen henüz sürtünmenin sırları tam anlamıyla anlaşılabilmiş sayılmaz.

    Sürtünmenin endüstri ve çevreye olan olumsuz etkileri çok büyüktür. Bugün, endüstrileşmiş ülkelerde yıllık gayri safi milli hasılanın %5 kadarına yakın bir kısmın motorlu araçlar ve öbür hareket halinde olan mekanik sistemlerdeki sürtünme yüzünden kaybolduğu tahmin edilmektedir. Örneğin ABD’de bu kaybın yaklaşıl 500 milyar dolar civarında olduğu düşünülmektedir. Sürtünme dolaylı yollardan hava ve çevre kirliliğine de sebep olmaktadır. Sürtünmeyi yenmek için harcanan yakıt enerjisinden kaynaklanan karbon dioksit ve diğer zararlı gazlar direkt olarak atmosfere salınmakta ve bunlar da atmosferde hem sera gazlarının artmasına hem de eko sistemin bozulmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, motorlu araçlar ve öbür mekanik sistemlerde sürtünmeyi mümkün olan en düşük seviyelere indiren teknolojilere acilen ihtiyaç vardır. Aksi takdirde gün geçtikçe daha azalan ve yenilenmesi veya yerinin doldurulması kısa zamanda pek mümkün olmayan fosil bazlı enerji kaynaklarının tamamen tükenmesini önlemek pek mümkün olmayacaktır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.